Çağdaş Uluslararası İlişkiler ve Gürcistan’ın Olası Yanıtı: Zorluklar, Riskler, Cevaplar- Victor Kipiani

Birinci Dünya Savaşı’nın sonu ve daha sonra 21. yüzyılın kendisi uluslararası ilişkilerde zihinsel anaforlara neden oldu. Cevaplanmamış soru sayısı önemli ölçüde arttı ve açık ve net cevapların sayısı ise azaldı. Sonuç olarak, küresel politika son derece riskli girişimlere ve kararlara bağlı kalmış, dünya düzeninin ve uluslararası istikrarın temeli parçalanmış ve tehlikeli bir şekilde savunmasız hale gelmiştir. Buna ek olarak, küresel meselelerin kaynama sıcaklığı yeterli değilmiş gibi, mevcut pandemi, uluslararası ilişkiler alanının uzman ve uygulayıcılarını daha da köşeye sıkıştırdı ve onları önemli kısıtlı zaman altında hızlı kararlar almaya zorluyor.

Ancak, uluslararası alanda büyük ölçekli düzenlemelere duyulan ihtiyaç yeni değildir. Her çok uluslu ya da küresel kriz, yaratıcı bir yıkım biçimidir, tabiri caizse, bazı yerlerin olumlu olduğu, ancak başkalarında olmayan yeni bir şeyin ortaya çıkmasına neden olur. Bu varsayımı doğrulayan pek çok olay bulunmaktadır.  Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan Büyük Buhran, ülkeyi 2. Dünya Savaşı’na hazırlayan New Deal’i doğurdu.  Müttefiklerin zaferini ise Soğuk Savaş’ın patlak vermesi izledi, Bretton Woods sistemine dayanan yeni ve dayanıklı bir uluslararası sistemin kurulmasına yol açtı. Son zamanlarda, 2008-09 büyük ekonomik durgunluğu, Euro Bölgesi krizi, Brexit ve popülizmin yükselişi, hayali umutları ve amorf idealleri daha pragmatik rasyonalizm ve realizmle değiştirerek mevcut dünya düzenini bozmakla tehdit ediyor.

COVID sonrası dünyanın alacağı durum le ilgili küresel değerlendirmelerin, dünyanın yeni önceliklerine ve kriterler setine dayandığı bir gerçektir. Ulus ötesi şirketler gibi nispeten yeni ortaya çıkan aktörlerle uluslararası ilişkileri yönetmek, ulus devletlerin rollerinin ve etkilerinin yeniden değerlendirilmesini teşvik edecek ve onları ön plana çıkaracaktır. Tarihin bu aşamasında, “milliyetçiliğin” tekrarı haklı olarak özel ilgi odağıdır, çünkü önceki yüzyıllara kıyasla, devletlerarasındaki ilişkilerin küresel süreçlerin oluşumunda baskın rol oynadığı, mevcut askeri, politik, ekonomik, teknolojik, insan kaynakları ve bilgi kaynakları taban tabana farklıdır. Sözde ‘ilk dalga’ bile süper güçler, bölgesel güçler, orta aktörler ve küçük uluslar için fazlasıyla zihinsel büküm yarattı. Ayrıca, ortaya çıkan yenidünya düzeninin sorunlarının, Soğuk Savaş dönemindeki birçok cevapsız ve çözülmemiş zorluğun zor mirasıyla daha da arttığını yine söylemeden geçemeyeceğim.

COVID-19 salgınının ikinci dalgası giderek artan biçimde tartışılmaktadır, bu da jeopolitik ve jeoekonomik sonuçları nedeniyle son derece endişe vericidir. Belirli bir simbiyoz formunun akademik ve araştırma çevrelerini yeni deneysel çözümler önermeye zorladığı söylenebilirken, karar vericiler geniş ve genellikle alışılmadık bir seçim ile karşı karşıya kaldılar. Pratik olarak, 2008 krizi, Amerika’nın iç ve dış politikalarının Kaleydoskopu, Euro bölgesindeki türbülans ve Çin’in Avrasya egemenliğine ulaşma tutkusu, çağdaş uluslararası ilişkilerin derin ve geri dönüşü olmayan bir şekilde yeniden düzenlenmesinin temelini attı.

Bu nedenle, ikili ve çoğu zaman karşılıklı olarak münhasır çıkarların kesiştiği bir bölgede karmaşık bir ülke olarak (Gürcistan), mevcut tehditleri asla gözden kaçırmamamız ve kendimizi düzenli olarak yarının risklerine hazırlamamız hayati önem taşımaktadır. Gürcistan, ülkenin bir ülke ve bir devlet olarak başarılı bir şekilde gelişmeye devam etmesi için gerekli olan bilgi ve yeterliliğe dayalı bir dizi önleyici tedbirler geliştirmeli ve özgürlüğünü sürdürmek amacıyla çevresindeki ve ötesindeki devam eden gelişmeleri yakından izlemelidir.

Kaynak: https://geocase.ge/en/publications/177/modern-international-relations-and-georgias-possible-response-challenges-risks-answers

 

0 Paylaşımlar

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.